Makale

Makalelere Dön

BAŞARILI OLMANIN TEMEL KURALLARI

İnsanlar, çoğu zaman tarihte başarılı olmuş kişilerin hayatlarına imrenirler ve onların şanslı olduklarına inanırlar. Oysa işin aslı hiç te öyle değildir. Tarihe ismini yazdırmış kişilere baktığımızda, hiçbirinin başarıya tesadüfen ve kolaylıkla ulaşmadığını görürüz. Çok çalışıp emek harcayarak, hatta milyonlarca başarısız denemeden dersler çıkararak başarıya ulaştıklarını farkettiğimizde şaşırırız.

BAŞARILI OLMAYAN KİŞİLER                                                BAŞARILI KİŞİLER 
                 Einstein                                                                             Einstein             
                                                                                              
Görüldüğü gibi, Einstein ve Edison hem başarılı olmayan hem de başarılı olan kişiler arasındadır. Bunun açıklaması, yine kendi içinde yer almaktadır: Her iki bilim adamı da defalarca başarısızlığa uğramış, hayal kırıklığı yaşamış, ancak her seferinde başarısızlığın ardındaki sebepleri araştırarak başarıya bir adım daha yaklaşmışlardır.
Beethoven, her müzik parçasını en az oniki defa yazmıştı. hemen hemen tamamen sağırlaştığı yıllarda en büyük eserlerini, belki de dünyanın en büyük senfonisi "dokuzuncu senfoni" yi yazmıştır 11 parmağıyla...
Başarı, insanın baarmak istediği bir şeyi yapabilmesi, ulaşmak istediği hedefe varabilmesidir.
Başarıya Ulaşmak İstiyorsan;          
* Amacını belirle, başarıyı iste
* Belirlediğin amaca ulaşmak için plan yap ve başaracağına inan.
* Alınan kararlar için harekete geç.
Amacını Belirle, Başarıyı İste:      
* Amacımı açık ve net bir şekilde belirledim mi?
* Kazanmayı hedeflediğim bölüm hangisi?
* Hedeflerimi ve yeteneklerimi gözden geçirdim mi?
* Belirlediğim hedefleri gerçekleştirebileceğime inanıyor muyum?
* Amaçlarımı belirlerken yeterince gerçekçi miyim?
* Belirlediğim hedefler, motive edici özelliklere sahip mi?
* Hedeflerime ulaşmak için gereken istek, gayret, sabır ve kararlılığa sahip miyim?
İstemelisiniz, Gayret Etmelisiniz, Kararlı Olmalısınız!
Ders çalışma isteği, dışarıdan pompalanarak meydana gelecek bir dürtü değildir. İsteğin gelmesini de gelmemesini de sağlayacak olan, bizleriz. Yanılgı şuradadır:
Başarı için "istek" olması gerektiğinde hemfikiriz. Ancak öğrencilerin düşünce tarzlarına göre bu formül bazen hatalı işlemektedir:
Hatalı düşünce tarzı: Önce ders çalışma isteği gelmeli (1).Sonra ders çalışmaya başlayabilirim(2).Sonuçta başarılı olurum (3). Burada bizi başarıya götüren faktör istektir. Oysa ki istek, ders çalışmanın duygu yönüdür. Duygular ise akıl tarafından yönlendirilmeye ihtiyaç duyarlar. Aksi bir durumda ise başarısızlık gelir.
Oysa ki akılcı düşünen öğrencinin izlediği yol şudur: Başarılı olmak için öncelikle ders çalışmaya başlamak (1) gereklidir. Ardından başarı (2) ve sonuç olarak ta çalışma isteği (3) meydana gelir.
Belirlediğin amaca ulaşmak için plan yap ve başaracağına inan:
Birkaç yıl önce Elkhart Kansas´ta iki kardeş bir okulda çalışıyorlardı.Her sabah sınıftaki sobayı yakmak onların göreviydi.
Soğuk bir günün sabahı, kardeler sobayı temizlediler ve odunla doldurdular. Birisi bir şişe gazı odunların üzerine döktü ve ateşe verdi. Öyle büyük bir patlama oldu ki eski bina sallandı. Patlama esnasında büyük kardeş öldü, diğerinin de bacakları feci şekilde yandı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.
Yaralanan çocuğu tedavi eden doktor, çocuğun bacaklarını kesmenin daha iyi olacağını söyledi. Anne ve babası yıkılmıştı.Zaten bir oğullarını yitirmişlerdi. Şimdi de diğer oğulları bacaklarını kaybedecekti. Ama inançlarını kaybetmemişlerdi. Doktora kesme işlemini ertelemesini rica ettiler. Doktor kabul etti. Çocuklarının bacaklarının iyileşmesi için dua ediyorlar ve doktordan her gün ertelemesini rica ediyorlardı. Bu arada çocuklarını da hergün yürüyeceğine dair inandırıyor, doktorla tartışmaya devam ediyorlardı. Çocuğun bacakları kesilmedi. Ancak sargılar açıldığı zaman sağ bacağın diğerinden altı santim daha kısa olduğu ortaya çıktı. Sol ayağındaki parmaklar da nerede ise yoktu. Ama oğlan yine de kararlıydı. Acılar içinde kıvranmasına rağmen her gün egzersiz yaptı ve nihayet bir kaç adım atmayı başardı. Bu genç adam daha sonra koltuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı. Derken koşmaya da başladı.
Bu genç adam koştu, koştu, nerede ise kesilmek üzere olan bacaklar ona bir dünya rekoru bile kazandırdı. Bu genç adam Glenn Cunningham´dı. "Dünyanın en hızlı insanı" olarak tanınan gence yüzyılın sporcusu ünvanı verildi...
Etkili bir planın özellikleri şunlardır:
Plan, birçok adımdan oluşmalıdır. Zaman sınırlaması olmamalıdır. Yapılacaklar önem sırasına konmalıdır.
Öncelikleri belirleme tekniği: Pareto İlkesi (80/20 Kuralı)
Yaşamdaki öncelikleri belirlemeniz için kullanacağınız tekniklerden birisi de 80/20 kuralı, diğer adı ile "Pareto İlkesi" dir. Eğer siz de önceliklerinizi belirlemede zorlanıyorsanız "Pareto İlkesi" ni kullanabilirsiniz.
80/20 Kuralı, adını İtalyan bir ekonomist ve sosyolog olan Victor Pareto´dan alır. Pareto, yaptığı araştırmada ülke topraklarının % 80´inin, nüfusun % 20´sinin elinde bulunduğunu görmüştür. Bu, nüfusun % 20´sinin, ülke gelirlerinin %80´ini elinde bulundurduğu anlamına gelmektedir. Araştırmaların bizimle ilgili olan sonucu şudur: % 80´i elinde bulunduran % 20´lik nüfusun hepsi eğitimli ve tecrübeli insanlardır. Eğer % 20´lik aktivite, % 80´lik üretim sağlıyorsa; geriye kalan % 80´lik aktivite, sadece % 20´lik üretim sağlayacaktır. Peki bu sonucu, önceliklerimizi saptarken nasıl kullanabiliriz? 100 aktivitenin ancak % 20´si sizin için önemlidir. Geriye kalan 80 aktivite, ikinci ve üçüncü öncelik sırasına inecektir.
Plan hazırlarken kendinize devamlı şu soruyu sormalısınzı: Hangi aktiviteler % 20´lik olmalı? Hepsi tamam da, bunları yapmanın sağlayacağı fayda nedir? Bu durumda özetlersek, plan yapmanın faydaları şunlardır:
* İşlerinizi öncelik sırasına koyarak önemli işlere daha fazla vakit ayırmanızı sağlar.
* Birdenbire ortaya çıkan, planlanmamış olaylara, başka bir deyişle "zaman tuzaklarına" düşmenizi önler.
* Özgürlük ve kontrol sağlar: Birçok öğrenci zaman planlamaktan, yaşamına kısıtlama getireceği düşüncesi yüzünden adeta korkmaktadır. Halbuki zamanı düzenlemek, kısıtlayıcı değildir. Aksine özgürlük verir.
* Suçluluk duygusuna kapılmazsınız. Hangi etkinliğe ne kadar zaman ayırmanız gerektiğini bilmeniz, içinizi rahatlatır.
Alınan kararlar için harekete geç !
Gol atmak için olduğu yerde topun gelmesini bekleyen bir futbolcu gibi, üniversite sınavında başarılı olmak için koşulların sizden yana olacağı günü beklerseniz, hayallerinizi büyük bir ihtimalle bir yıl daha ertelemeniz  gerekebilir. Ancak, başarılı insanlar için şans, güçsüz insanların kullanacağı türden bir sözdür. Bu yüzden ne kadar zor olursa olsun hedeflerine ulaşmak için büyük bir sabır ve disiplin içinde çalışırlar.
Makalelere Dön