Makale

Makalelere Dön

ZOR İNSANLA İLETİŞİM


HASIMLIKTAN AMAÇ ORTAKLIĞINA
"Kapışmak için iki kişi, karışık bir durumun düğümünü çözebilmek için yalnızca bir kişi gereklidir" diyor bir iletişim uzmanı; Ardından şunu ekliyor : "En zor probleminizi çözüme ulaştırmak sizin elinizdedir" Yani, zor durumun çözümü için önce kendimiz uzlaşma niyetinde olmalıyız. Sonra, karşımızdaki zor insanı bizim bu niyetimize katılmasını sağlamaya çalışmalıyız. Onunla uzlaşabilirsek, hasımlık kendiliğinden ortadan kalkmaz mı?... 
"Zor İnsan" ile iletişim kurabilmenin aşamaları özetle şöyle sıralanıyor: 
1. Balkona çıkmak: Birinci basamak kendi davranışımızı kontrol altına almaktır. Karşıtımız "Hayır" dediği ya da ummadığınız bir biçimde davrandığı zaman; istediğimizden vazgeçmeye ya da karşı saldırıya geçmeye gerek yoktur. Konuşmayarak ya da tepki vermeyerek zaman kazanabiliriz, bu süre içinde, diyalogun asıl beklenen sonucunu dikkate alarak, sembolik bir şekilde : "Balkona çıkma" sözlerini deneyebiliriz. 
2. Onların tarafına geçmek: Karşıtınız, iletişim sırasında saldırmamızı beklemektedir ya da direneceğimizi ummaktadır. O halde, biz tam tersini yapmalıyız. Onu dinlemeliyiz, görüşlerini tanımalıyız, mümkün olabilen noktalarda uzlaşmaya çalışmalıyız. Karşıtımızın gücünü ve yeteneklerini tanıyabilmek, onun tarafına geçerek mümkün olabilir. 
3. Reddetmemek, yeniden çerçevelendirmek: Bu aşama, karşıtımızın düşüncelerini reddetmek yerine, ki bu onu daha uzlaşmaz hale getirir-dikkatini her iki tarafın beklentilerini tatmine yöneltme dönemidir. Bütün söylediklerini ele alıp problemi çözmek amacıyla tekrar çerçevelendirebiliriz. Örneğin: "Bunun neden böyle olmasını istiyorsun?", "Sen benim yerimde olsaydın ne yapardın?" ya da "Şöyle yapsak nasıl olur?" gibi sorular sorarak, iletişimi engelleyen sorunların isimlerini belirlemeye çalışabiliriz. 
4. Onunla Altın Bir Köprü Kurmak: Kendimizi bu aşamada bir arabulucu gibi düşünebiliriz. Onu da işin içine katarak, düşüncelerini ve beklentilerini örenip karşılanmamış gereksinimlerini bulup çıkarmaya uğraşabiliriz. Kurduğumuz diyalog sonrasında, onun da kendisi içi bir zafer kazanmış olduğu kanısını uyandırabilirsek o kimseyle aranızda altın bir köprü oluşturduğunuzu düşünebiliriz 
5. Onu sağ duyusuna getirmek, dize değil! : Bu aşamaya kadar, karşıtımız hala direnmekte ve görüşme yapmadan kazanabileceğini düşünmekte ise, biz yine de sinirlerimize hakim olmaya çalışmalıyız. Bu son aşamada yanlışlıkla güç kullanmaya ya da tehdit etmeye kalkışırsak bilelim ki bunlar geri tepecektir. Eğer onu köşeye sıkıştırırsak bu kez de, başka kaynaklarını harekete geçirerek bize karşı saldırıda bulunabilir. Bu nedenle konuşmayı olumsuz bir biçimde bitirmekten ise, bir sonraki görüşmenin davetiyesini uzatmaya çalışmalıyız. Böylece aramızdaki köprünün açık olduğuna inanacaktır. 
Görüldüğü gibi "Zor İnsan"la diyalog hiçte kolay değil. Ama önemli amaçlar uğruna bu yol her zaman denenmelidir.

Makalelere Dön